Kadınlar İçin Güzellik Nedir ?

Kadınlar İçin Güzellik Nedir ?

Son zamanlarda okuduğum bir kitabın beni yönlendirmesi sonucu Mevlana, Sufizm ve Bektaşilik gibi daha önce adını bildiğim ama hiç içine girmediğim alanlarla tanıştım. Yaşımın yavaş yavaş orta yaş sınırlarında dolaşmaya başlamasının da bunda etkisi olabilir mi bilmiyorum ama yaşama, güzelliğe ve insan ilişkilerine olan bakışımda bazı değişmeler oldu.

Benim için dış güzellik her zaman çok önemli olmuştur. Tarihte her dönem ayrı bir değerin yükselişiyle anılır bana kalırsa. Bazı dönemlerde asalet çok önem kazanmıştır. Bazı dönemlerde para. Bazen kültürel değerler ön plana çıkarken bazen duygusal olmak geçer akçe olmuştur. İçinde yaşadığımız yüzyılın yükselen değeri nedir diye sorsam pek çok kişi “bilgi”, “teknolojik gelişim” hatta “para” gibi cevaplar verecektir. Fakat bana kalırsa 21. yüzyılı en iyi tanımlayan sözcük “güzellik” olmalıdır.

guzellik-sirlari-goz
Şöyle bir çevrenize bakın . Dış görünüşe önem vermeyen, daha güzel olabilmek için çaba harcamayan kaç kişi tanıyorsunuz. Herkes ya spor yapıyor ya diyet. Gözünüze spor ve diyete ihtiyacı olmayacak kadar fit görünen birinin bile kendinde hoşnut olmadığı bir yan vardır. Bana inanabilirsiniz. İşim bu olduğu için çok iyi biliyorum. Ya selülitleri olduğunu düşünerek mezoterapi yaptırıyordur, ya göz kenarlarında “kaz ayağı” tabir edilen küçük çizgiler görerek botox yaptırmak istiyordur ya da cildindeki lekeler gözüne batmıştır ve onları yok ettirmektir amacı. Siz bakınca bunların hiç birini görmeyebilirsiniz. Ama o görmüştür bir kez. Artık her aynaya baktığında ilk gözüne takılan kendince çirkin bulduğu bu yönleridir. Üstelik bu kişinin kendisindeki ufak bir pürüze takılması ve onu kendince yok etmek uğruna her şeyi yapması için ünlü ya da zengin olması gibi bir ön koşul yoktur. Sıradan bir ev kadını, her gün alışveriş yaptığınız marketteki tezgahtar, diş hekiminizin sekreteri, bankadaki kısa boylu memur, bürodaki iş arkadaşınız , herkes ama herkes kendisindeki bir şeyi kafaya taktıysa bunu düzelttirmek için küçük ya da büyük bir uygulama yaptırır.

Bundan 20-25 yıl önce yalnızca sinema sanatçılarının ya da sosyetik güzellerin kullandığı bizlerin ise ne yaptırdığını tahmin etmeye çalışmak dışında bilmediğimiz ya da telaffuz etmediğimiz pek çok uygulamayı artık hepimiz biliyoruz. Hatta “anlat” desem en az benim kadar anlatabilecekler vardır aranızda, eminim. Bunun en büyük nedenlerinden biri artık bu uygulamaların fiyatlarının hepimizin ulaşabileceği ,oldukça makul seviyelere gerilemiş olması, bir diğeri de yazılı ve görsel basında her gün yazan, konuşan onlarca doktorun varlığıdır. Tabii bir de Internet. Hanginiz yaptıracağınız bir tedavi öncesi doktora gitmeden “googlelamadınız” “Ben” diyen olduğunu sanmıyorum aranızda.

Hastalarım arasında gelip öğle tatilinde botox veya mezoterapi yaptırıp sonra işe dönen o kadar çok ki. Bu yöntemlerin hiç biri yüzünüzde uyguladıktan 15-20 dakika sonra belli olmadığı gibi, eğer ustaca uygulandıysa bir süre sonra şöyle cümlelere maruz kalmanızı sağlamaktadırlar:

“Sende bir şey var ama ne? Çok güzelleştin bu günlerde. Aşık mısın yoksa?”

“Bu aralar işler yoğun değil herhalde çok dinlenmiş görünüyorsun.”

“Tatile mi gittin sen? Cildin ne güzel görünüyor.”

“Sende bir şey var ama daha çözemedim. Dur bakalım,anlarız”

Evet hanımlar. Aslında bunlar hep sizin doğal güzelliğiniz. 21. yüzyılda yaşıyorsunuz. Korkmayın estetikten. Sizin de hakkınız. Bugün kendinize bir güzellik yapın ve sarılın telefona. Hani o tatilden 10 yaş gençleşmiş dönen arkadaşınız var ya . Sıkıştırın da versin doktorunun telefon numarasını size de…

Beğendiysen Paylaşsana >>Share on Google+Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on LinkedInShare on RedditBuffer this pageShare on TumblrDigg thisShare on VKShare on StumbleUponShare on Yummly

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir